HİSTERİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

HİSTERİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Histrionik kelimesi Latince den gelmektedir. “oyuncu” demektir.” Histrionik kişilik bozukluğunda olayları büyütme, dramatize etme, yalan öyküleri anlatma (mitomani) görülür. Ayrıca bütün dikkatleri üzerine çekmeye çalışma, abartılmış duygusal tepkiler, beden ve yüz hareketleri gibi özellikler bulunur. Çekici gözükmeye gayret gösterirler. Ben-merkezci davranışlar sergileyebilirler. Kolay arkadaş olurlar ama çabuk reddedilmiş duygusu yaşarlar. Cinsel korkuları olsa da bunu dışarı yansıtmazlar. İlişkilerinde bağımlı, telkine yatkın davranış sergilerler. Sevgi ve şefkate açlık gösterirler. Ama ilişkilerinde denge ve olgunluk gösteremezler. Dikkat çekmeye çalışırken zaman zaman zayıf ve bağımlı davranabilirler. Histrionikler de zaman zaman somotoform bozukluklar görülebilir. Çocukluk çağlarında cinsel kötü muamele öyküsüne sık rastlanır. Gösterişli özellikleri vardır. Heyecanlı, duygusal ve dışadönük biçimde davranırlar. Fakat derin uzun soluklu bir bağlanmayı devam ettirmekte zorluk çekerler.

Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür. Prevalans  %1-%3 tür. Klinik görüşmeler sırasında bu tür hastalar detaylı öykü vermeye isteklidirler. Ve genelde klinisyenle işbirliği içerisinde davranırlar.

Sıklıkla dilleri sürçer. Ve renkli bir dil kullanımına sahiptirler. Histerik kişiler aşırı derece ilgi ve dikkat çekici davranırlar. Durumları, olayları gerçekte olduğundan daha önemli göstermeye çalışırlar. Eğer çevrelerinin dikkat ve övgülerini üzerlerine çekemezlerse öfke patlamaları yaşarlar. Ya ağlarlar ya da çevreyi suçlarlar. Hem kadınlarda hem erkeklerde baştan çıkarmaya çalışma durumu vardır. Histerik kişilerin diğer insanlarla ilgili cinsel fantazileri olabilir. Flortöz davranabilirler. İlişkilerinde genelde yüzeysel, bencil olabilirler.

Aşırı bağlanma ihtiyaçları vardır. Bu yüzden etrafa çabuk güvenebilirler. Savunma mekanizmaları bastırma ve disosiyondur. Stres altındayken gerçeği değerlendiremezler.

Yaşları ilerledikçe gösterdikleri belirtiler azalmaya başlar. Cinsel ilişkiden kaçınmayabilir, yasalarla başları belaya girebilir. Heyecan arayışına girebilirler. Gerçek hislerini fark edemezler.

Histerik kişilik bozukluğu olan bireylerin çevreleriyle verimli, kaliteli ilişkileri olmaz. Çünkü diğer insanlardan gereğinden fazla ilgi isterler ve çevreleri bu ilgiyi sürekli yapamayıp yorulurlar. Duygusal manipülasyonlarda bulunurlar. Ve çevrelerini kontrol etme çabası içerisinde olurlar. Genelde ben-merkezli ve kibirli olarak bilinirler. Araştırmalar genetik yatkınlığın olabileceği yönündedir. “insanları büyülemezsem ben bir hiçim” ve “insanları eğlendiremezsem beni terk ederler” temel inancı taşıyabilirler. 19. Yüzyıldan bu yana histerik kişiler “çatlak” olarak anılıyordu. Histerik durum sadece histerik semptomlar gösteren kişilerde bulunmaz. Bu semptomları göstermeyen kişilerde de yaygın görülür. Histerikler ilişkilerinde tepkiseldirler. Ve yüksek kaygı yaşarlar. Ama risk taşıyan durumları da çekici bulurlar. Heyecan konusunda bir kriz durumundan çıkıp başka bir kriz durumuna giriyor olabilirler. Duyguları değişkendir ve hızla değişebilir. Gözde meslekleri seçip göz önünde olmayı isterler. Örneğin; oyunculuk, politikacılık vs. Freud bu kişilerin sevgiye, erotik yatkınlığa derin gereksinim duyduklarından bahseder. Entelektüel ve sanatsal yatkınlıkları vardır. Histerik kişiler baştan çıkarıcı olabilir ve bu cinsel davetlerinin farkında olmayabilirler. Ve diğer insanlar bunu dediklerinde çok şaşırırlar. Freud histeriklerile ilgili : histeriklerin yaşadıkları kaygının birikmiş cinsel enerjilerinin yaygın sinirlilik haline döndürdüklerini söyler. Bu kişiler reddedilmekten korku duyduklarında bilinçdışı bir korku yaşarlar. Zorlayıcı bir durumla karşılaştıkları zaman ise sorundan kurtulma düşüncesiyle çocuksu bir hal alırlar. Telkine yatkın  özellikte olabilirler. Yapışkan bağlılık gösterip sızlanıp durabilirler. Histerikler korktukları duruma doğru bilinçdışı giderler. Yani seksten aşırı korkarlar ama baştan çıkarıcı davranırlar. Utanma yaşarken kendilerini teşhir etme durumu söz konusudur. Aslında diğerlerinde aşağı hissederken ilgi odağı olma çabasında olmaya çaba harcamaları da buna örnektir. Bu özelliklerinden dolayı karşılarına çıkan en ufak olumsuzluklarda çaresiz ve güçsüz kalırlar. Normal insanların başa çıkabileceği şeyler histerik özellik taşıyan kişiler için travma niteliği taşıyabilir. Bazı araştırmalar histerik kişiliğe bakıldığında anne yetersizliği ile baba narsiziminin birleşimini gösterdiğini söyler. Önce aşırı değer verip sonra aşırı değersizleştirip döngüye girerler. Bu döngüde ya cinsel doyum elde etmekte zorlanırlar ya da kısa süreli cinsel doyum elde ederler. Güç kaynaklarını cinsel çekicilikten bulacaklarını düşündüklerinden dış görünüşe aşırı önem verirler. Ve yaşlanmaktan çok korkabilirler. Histerikler sömürülmekten, reddedilmekten kişisel alanlarının işgal edilmesinden çok korkarlar. Buna savunma olarak da savunma olarak cazibelerini kullanıp çevreyi etkileme çabası gösterirler. Histerik danışanlar genelde terapistin gösterdiği ilgiyi görüp anlayan ve kısmen çocuksu görünen kişilerdir.  Terapistler histeriklerle çalışırken klasik olarak şunları yapmaya çalışırlar; nispeten sessiz kalırlar, hastayı yönlendirmezler, süreci yorumlarlar( içerik yerine), savunma karşıtı içerikten ziyade savunmaların kendisi ile çalışırlar. Terapide öncelikle dostça bir ittifak kurulur. İki tarafın sorumlulukları detaylı görülür. Terapist histerik danışanını dinleyip meseleleri onun anlamasına olanak vermelidir. Terapist yorum yapmakta acele ederse, histerik danışanı rahatsız etmiş ve korkutmuş olur. Histerik danışana hazır sorular sormak, hastayı sürekli ne hissetmekte olduğu ve hislerini nasıl yorumladığını sormak terapiyi başarılı kılar. Terapist histerik danışanının yaşadığı duyguları gelip kendisine aktarması konusunda danışanı teşvik etmelidir. Histeriklerin karışabileceği tanılar psikopati ve narsisizmdir. Örneğin narsisizm ve histeriklere bakacak olursak ikisi de idealize eder ve değersizleştirirler. İkisi de temelde özsaygı eksiklikleri ve utanç yaşarlar. Histerik kişiler standart tedavi yapmak için uygundur. Ve fayda görürler. Narsisistikler ise içsel deneyimlerinde terapötik danışmaya ihtiyaç duyarlar.  Histeri, histerik kişilik, konversiyon histerisi gibi terimler birbiri yerine kullanılmaktadır.

Chodoff histeriklerin; gösterimcilik, abartma, yalan söyleme, rol oynama, değişken heyecanlar, emosyonel yüzeysellik, kışkırtıcılık, isteyicilik ve bağımlılık  özellikleri bulunduğundan bahsetmiştir. Kişilik özellikleri çok belirgin olursa buna “histeri nevrozu” denir. Babinski’ ye göre histeride telkinin çok önemli bir yeri vardır. Bu hastaların hipnoz altında karşı telkinle semptomlerının giderileleceği görüşünü savunmuştur. Freud histerik belirtilerin doğuştan nöropatik ya da kalıtımsal olan bireylerde ruhsal travma nedeniyle ortaya çıktığını savunmuştur. Clani ise kadınlarda histerik kişilerarası durumun en genel tanımlanmasının sosyal rolü büyütme ve abartma olduğunu ifade etmektedir.

Halleck ise histerik davranışları yoğun olarak kullanan hastaların, kendilerini, genellikle ciddi anne yoksunluğu içinde yaşamış gibi gördüklerini ifade etmektedirler. Bu ifadeler annelerini soğuk, reddedici, uzak ya da başka konularla meşgul olarak tanımlarlar. Bu yüzden de histerik özellik taşıyan kişiyi çoğunlukla sevgiden ve temel beslenmeden mahrum kalmış ve ciddi bir biçimde yaralanmış olarak düşünülür. Sullivan da histeriklerin çocuklarıyla hiçbir zaman sevecen, yoğun ilişki kuramayan, kendine yönelik ebeveynine sahip olduğunu ifade eder. Bunlar çocuğunu ne severler ne de iterler. Ona bireysel olarak değer vermeyip bir biblo veya oyuncak gibi davranırlar. Histerik anne çocuğunu hem şımartır hem de ihmal eder. Celani ise histerik kadınların annelerinin sıklıkla çocukları ile çok zaman harcayamadığını ve kendi isteklerine düşkün, kocalarıyla rekabetçi ve kıskanç olduklarını gözlemlemiştir. Çocuk histerik annenin ilgisini sadece hastayken görür. Caleni histerik kadınların babalarını sıklıkla cezbedici ve biraz da çakici tanımladıklarını söyler. Transaksiyonel Analiz (T.A.) histeriklerin ilişki patolojisinin kaynağını ailede aramak gerektiğini söyler. Bu kişilerin anneleri çocuklarına aşırı ilgili ve aşırı bağımlıdırlar. Bakım veren  ve seven ebeveynin altında reddedici ve eleştiren bir ebeveyn vardır. Histeriklerin anneleriyle olan deneyimleri başkalarına karşı temel güvensizlik tutumunu oluşturmuştur. Erkekleri kontrol etmek için dişiliklerini kullanırlar. Histerik aşkı elde etmek için çok emek harcar ama elde edince de sevildiğinden asla emin olamaz.

 



Bir cevap yazın